Nous sommes le Mer 8 Fév 2012 03:09




Poster un nouveau sujet Répondre au sujet  [ 5 messages ] 
 Zavallı Türkler 
Auteur Message
Avatar de l’utilisateur

Inscription: Dim 22 Juin 2008 11:16
Messages: 72
Message Zavallı Türkler
Zavallı Türkler


Okurlar merak ediyor:

"Açılımları niye yazmıyorsun?"

*

Yazayım...

"Türk" açılımı yapılsın.

*

Kürt açılımı var.

Ermeni açılımı var.

Rum açılımı var.

Hamas açılımı var.

*

Fikri striptiz yapılıyor...

Bize açılan bi şey yok.

*

Bu ne zulümdür kardeşim?

*

Şeş tivi'yi açıyorlar, gözünün üstünde kaşın var diye, bizim televizyonları kapatıyorlar... Ne bankamız kaldı, ne limanımız; malımızı mülkümüzü el áleme sattıkları yetmiyormuş gibi, açılım yapıp telefonumuzu verdikleri Arap bile "Türk" Telekom diye ortalıkta geziniyor, biz ise, "Türk'üm" bile diyemiyoruz artık.

*

- Kimsin?

- Türk'üm.

- Olmadı...

- Ya nasıl olacak?

- Kürt'sen Kürt'sün, Laz'san Laz.

- E değilim...

- Türkiyeliyim de o zaman.

- Manyak mısın birader...

- Irkçısın sen!

*

Bir ülkede kimin sesi çıkmıyorsa, ezilen odur... Bizim ülkede kimin sesi çıkmıyor?

Bizim.

Çünkü, herkes konuşunca "demokratik hak" oluyor, biz konuşunca "faşist!"

*

Herkese tolerans...

Bize tahammül sıfır.

*

Türk sorunu var bu ülkede.

Empati lütfen...

Türk açılımı yapılsın.

Yılmaz ÖZDİL

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ ... 2009-05-14


Lun 8 Fév 2010 10:07
Profil
Avatar de l’utilisateur

Inscription: Dim 22 Juin 2008 11:16
Messages: 72
Message Re: Zavallı Türkler
-http://video.yahoo.com/watch/6451411

Türk olmak fasist olmaktir (!)


Lun 8 Fév 2010 10:10
Profil
Avatar de l’utilisateur

Inscription: Dim 15 Juin 2008 22:34
Messages: 236
Message Re: Zavallı Türkler
Citation:
Bu sözler çok tartışılacak

Tarihçi ve Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı İlber Ortaylı'nın demokratik toplum ve darbe ile ilgili sözleri bu haftanın en önemli polemik konularından biri olmaya aday.

Prof. Dr. İlber Ortaylı, "asker millet" olmanın Türklerin en önemli vasfı olduğunu belirterek, "Türk toplumunun militarist olmasından Belçika’nın, İsviçre’nin ne zararı olabilir? Askeri vasıflarını kaybetmiş Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor" dedi.

Prof. Dr. Ortaylı, MHP’nin Siyaset ve Liderlik Okulu eğitim faaliyetleri çerçevesinde, parti genel merkezinde düzenlenen "Türk Devleti’nin Tarihi Temelleri" konulu söyleşiye katıldı.

Devletlerin ve toplumların düşünce yapısına dair tespitlerini anlatan Ortaylı, insan düşüncelerinin batı toplumlarında daha iyi denetlendiğini, Türk milletinin ise her şeyi çok çabuk unutan bir düşünce yapısına sahip olduğunu için denetlenemediğini savundu.

Ortaylı, batı toplumlarında büyük heyecanlar yaratan buluşların Türk toplumunda sıradan kabul edildiğini ifade ederek, bunun "Türklerdeki tarih şuurunun noksanlığından" kaynaklandığını öne sürdü.

Her milletin kendine göre vasıfları bulunduğunu, Türklerin de birinci vasfının asker millet olması ve tarih yapması olduğunu anlatan Ortaylı, "Türkleri sevmek için dünyanın en mükemmel vasfına sahi olmamız gerekmiyor.

Bizim en önemli vasfımız da tarih yapmamız, teşkilatçı bir yapıya sahip olmamız" diye konuştu.

-"ANTİMİLİTARİST, ASKER DÜŞMANI BİR TOPLUMA GİDİŞ KÖRÜKLENİYOR"-

Milliyetçiliğin, "mensubu olduğun ve içinde yaşadığın toplumu sevmek olduğunu" belirten Ortaylı, son yıllarda Türkiye’de milliyetinden utanma duygusunun, antimilitarist, asker düşmanı bir topluma doğru gidişin körüklendiğini iddia etti.

"Burada aynı vasfa sahip olmayan Avrupa devletlerinin kışkırtmasının olmadığını söyleyemeyiz" diyen Ortaylı, şöyle konuştu: "Türk toplumunun militarist olmasından Belçika’nın, İsviçre’nin ne zararı olabilir? Askeri vasıflarını kaybetmiş Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor. Resim sanatı Fransa’da öldüyse, Fransa bu sanatın bütün dünyada da ölmesini ister, mimari İtalya’da öldüyse, İtalyanlar bütün dünyada mimarinin yok olmasını ister. Hiçbir kavim kendi kaybettiği vasfın başka bir kavimde devam etmesini istemez.

Türk askeri sanatından, askeri toplum özelliğinden insanlar rahatsız oluyor ama ne yapalım bu Türklerin en önemli vasfı. Bizde de resim, heykel sanatı yok, musikiyle uğraşılmaz, filozof yoktur, fakat ölmeyen sanatımız, vasfımız askerliktir." Ortaylı, Türk ordusunun bugün dünyada eğitim veren nadir ordulardan birisi olduğunu hatırlatarak, Türklerin bazı iyi vasıflarının da yine askeri sanatına paralel olarak gelişen tıbbiye, veterinerlik ve mühendislik dalları olduğunu kaydetti.

-"ORDUNUN SİYASETE KARIŞMASI KAÇINILMAZDIR"-

Ordunun siyasete karışmasının da kaçınılmaz olduğunu, bu tezin tarihsel gerçeklik taşıdığını savunan Ortaylı, "Sivil siyasetin kendini geliştiremediği ortamda darbe kaçınılmazdır. Bugün hiçbir siyasi parti gençleri eğitmiyor, gençlik kolları yok. Yeni yeni siyasi akademileşme başladı. Buralardan yetişen gençler partileri yönetirse, partiler kapatılmaz" diye konuştu.

Din ve devlet ilişkilerine ilişkin de konuşan Ortaylı, dinin hiçbir zaman kendi başına bırakılamayacağını, devletin bir parçası olacağını öne sürdü. Bu durumun laiklikle alakası olup olmadığının tartışılabileceğini belirten Ortaylı, İsrail’in bu duruma örnek teşkil ettiğini söyledi.

Türk devlet yapısının kabiliyetli insanlara dayandığını, Osmanlı Devleti’nin egemenliği altındaki topraklarda kabiliyetine inandığı kişileri Enderun’da eğiterek, devlet yönetimine kazandırdığını anlatan Ortaylı, Enderun’da elit bir eğitimin verildiğini, günümüzde elit eğitim veren kurumların azaldığını ve bu kurumların korunması gerektiğini kaydetti.

-"İYİ OKULLARI EHİL OLMAYAN ÖĞRENCİLER GELİYOR"-

Ortaylı, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki üniversiteye giriş sınavlarında açık şekilde kopya çekildiğini" öne sürerek, "Böylelikle iyi okullara ehil olmayan öğrenciler geliyor. Bunun açtığı gediği Galatasaray Üniversitesinde ben hissediyorum. İmtihanların asayişini iyi kontrol etmeliyiz" dedi.

Avrupa Birliğinin nüfus yapısı bakımından tehlikede bulunduğunu, üretemeyen bir nüfusun felaketlere yol açacağını öne süren Ortaylı, Türkiye’nin nüfus yapısının da yavaş yavaş Avrupa’ya benzemeye başladığını ve bunun ’okumayan, geçmişini araştırmayan kişilerin ortaya attığı fikirler’ nedeniyle yaşandığını belirtti.

Ortaylı, "Avrupalılık, gelin kızın iyi bir koca bulması gibi bir saadet değildir. Bunu böyle sunanların milli politika tayin etmesi beklenemez" diye konuştu.

Demokratik açılım çalışmalarını da eleştiren Ortaylı, şöyle konuştu: "Açılım boş laftır. Açılım isteyenler gitmez de durmaz da. Ekonomik olarak Fransa olabilirdik ama bütçemizi 30 yıldır götüren bir durum var. Kimse kimseye kitle dalkavukluğu yapmak için, sempatik görünmek için konuşmasın. İran Kürtleri ile Türkiye’deki Kürtler arasındaki farkı görmeden adam genocidten söz ediyor. Bunun ne olduğunu bilmeden üstelik. Türklere karşı tez geliştirmek için arşive giren kaçıncı ecnebi Türk taraftarı oldu, onlar anladı, bizdekiler anlamıyor. Çünkü hakikati görmüyorlar. Çünkü okumuyorlar. Bunlar tehlikeli işler, belediyeciliğe benzemez."
-http://www.milliyet.com.tr/bu-sozler-cok-tartisilacak/siyaset/sondakikaarsiv/08.02.2010/1195915/default.htm?ver=64


Lun 8 Fév 2010 22:03
Profil
Avatar de l’utilisateur

Inscription: Dim 15 Juin 2008 22:34
Messages: 236
Message Re: Zavallı Türkler
Hocamizin agzi yüregi dert görmezin, bu kaanati nasil olusturdu birikimleri ile, tarihe tam anlamiyla hakim. Sekiz dil biliyor, bir kitap evine girdiginiz zaman tarih bölümde yarisi onun kitaplaridir.

Muhazam bilgi sahibi, kendisine burdan uzun ömürler diliyorum...cünkü bu insanlarin yerini doldulamayiz.


Lun 8 Fév 2010 22:17
Profil
Avatar de l’utilisateur

Inscription: Dim 22 Juin 2008 11:16
Messages: 72
Message Re: Zavallı Türkler
Musalla taşındaki Türkiye
Türkiye artık neredeyse “musalla taşına yatırıldı.”
Türkiye’de Türkler Mustafa Kemal Atatürk’ü anmaktan çekinir hale getirildi.
Böyle bir ortamda, daha kıl-tüy tartışmaları ile oyalanıyoruz. Muhalefet de buna ortak oluyor. Karşılıklı kavgalarla halk uyutuluyor.

Eski numaralar
AKP’yi iktidara ve Çankaya’ya taşıyanlar, yine “eski numaralara” başvuruyorlar. Yine “eski hesap sorma numaraları” gündeme getiriliyor. Halkın gazını alalım, seçimler yaklaşıyor yerimizi koruyalım diye.
Daha önce de hep hesap sormaktan söz ettiler, sonra hesap verdiler!..
Ama, politika cilvesiz olmuyor demek ki, yine aynı cilveleri görüyoruz.
Çözüm üretmek yerine, kavga en
kolayı tabii.

Birinde akıl, diğerinde ağız dalaşı ve kaba kuvvet kolaycılığı söz konusu.
En son tartışmalardan biri “Türbanla askeri hastaneye girilip girilmemesi” konusu.
Oysa, bu milletvekillerinin tümü de biliyor ki, bulundukları TBMM’ye de hanımlar istedikleri giysilerle giremiyorlar.
Örneğin, özgürlüklerin olması gereken ve bu konuda yasaların yapıldığı TBMM’ye kadın milletvekilleri normal bir pantolonla giremiyor.
Bunu dile getirmiyorlar.
AKP’nin elinde haksız elde ettiği ezici bir milletvekili çoğunluğu var. “Askeri tesise türbanla giremiyoruz” diye bağırarak yine oy toplamaya çalışıyor ama, bu gücüyle önce “Meclis’e girme” yolunu açmıyor.
Bunda da mı asker suçlu acaba?
Ayrıca, Sayın Genelkurmay Başkanı
Orgeneral Başbuğ buna da üzülüyor mudur?

“Yücelik belgesi”
Başbakan Tayyip Erdoğan ve ekibi, kutsal değerlerin arkasına sığınarak politika yapmayı sürdürüyor.
Geçtiğimiz birkaç gün içinde de bunları yaşadık. Öfkeleriyle toplumu ve Meclis’i yine gerdiler.
Onlara birkaç hatırlatmada bulunmak istiyorum.
Kendi anlayacakları dilden.
Şeyh Ebebâli’nin Osman Gazi’ye
vasiyet gibi öğüdünü artık nerdeyse
herkes biliyor.
Hani, “Ey Oğul, Beysin... Bundan sonra öfke bize, uysallık sana... Kırılmak bize, gönül almak sana... Suçlamak bize, katlanmak sana... Geçimsizlikler bize, adalet sana...” sözlerinin yer aldığı öğüt.
Şimdi bir de, Kanuni Sultan Süleyman’ın bir yöneticisine yazdığı ve “Yücelik Belgesi” diye anılan öğütlerini hatırlatayım.
Bakın bırakın “Peygambere benzetilmeyi”, nasıl “iyi insan” ve “iyi yönetici” olunuyormuş?
Her iyiliğin kaynağı adalettir. Adil olmayan kişinin elinden çıkan iş kötüdür.
Peygamberimiz, “Bir günün adaleti, yetmiş yıllık ibadetten üstündür!”
buyurmuştur.
Öyle insanlar var ki, ellerinde fırsat yokken salih, abit ve zahit (iyi, sürekli ibadet eder, hayırlı kul-HC) görünürler. Ellerine fırsat geçince nemrut (zalim-HC) kesilirler.
Hizmetinde kullandığın adamların dış hallerine aldanma! Mala muhabbet göstereni devlet hizmetinde kullanma! Zira o adamlardır ki, Allah’ın bana emanet ettiği halkı ezerler... Kıyâmet günü sorumlu benim!
Ey Gazi Bali Bey;
Mansıbımın (memurlarımın-HC) geliri masrafıma yetmez diye gam çekme! Ne dileğin varsa benden iste!
Sana emanet ettiğim askerlerimin ve tebaamın gençlerini evlat, ihtiyarlarını baba yaşlılarını da kardeş bil! Bilhassa fukaraya şefkat ve muhabbetle ihsan kapılarını aç!

400 yılın hesabı...
Ne diyordu Atatürk?
“Bizimle 3-4 senelik bir hesap görmüyorlar. 300-400 senelik bir hesabı görmeye başlıyorlar.”

Osmanlı’nın çöküş dönemi karikatürlerine bakarsanız, devlet çökerken, birbiriyle yumruklaşan vekilleri görürsünüz.
Şimdiki gibi!..
Yok mudur, Türkiye’yi yatırıldığı musalla taşından kaldıracak bir parti?

Hulki Cevizoglu

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/ya ... aber=11999


Mer 10 Fév 2010 12:54
Profil
Afficher les messages postés depuis:  Trier par  
Poster un nouveau sujet Répondre au sujet  [ 5 messages ] 


Qui est en ligne

Utilisateurs parcourant ce forum: Aucun utilisateur enregistré et 1 invité


Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets
Vous ne pouvez pas éditer vos messages
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages

Aller à:  
cron
SitemapIndex SitemapIndex Flux RSS Flux RSS Liste des flux Liste des flux
Powered by phpBB © phpBB Group.
Designed by Vjacheslav Trushkin Free Forums DivisionCore.
Traduction par: phpBB-fr.com
phpBB SEO